8 Ocak 2018 Pazartesi

Isaiah Thomas’ın Oyunu

“Psikolojik olarak her zaman hazır olan, bir grup savaşçıyız. Kariyerleri boyunca bir şey başaramayacağı düşünülen ve saygı görmeyen oyunculara sahibiz. Bunu motive olmak için kullanıyoruz.” Bu söylenenler hakkında pek fazla bir şey anlatmıyordu. Zira, Boston Celtics takımına geçtiğinden beri Isaiah Thomas farklı bir tarafını dile getiriyor. Esasında Thomas adeta kendi şansını yaratanlardan.

Ona karşı yapılan saygısızlık ve küçük görmelerine karşın, inananları boşa çıkarmayacağını çok iyi biliyordu. En başta da kendisini! Rakiplerine bakıp, isimlerinin altında ezilmeyen, aksine 60. sıradan draft edilmesine rağmen Sacramento Kings’te bench minderlerine bırakılmasına ya da Phoenix Suns’ta değer görmemesine kadar savaşacaktı parkede. Aslında böyle bir sıralama yapmadan evriminden bahsetmek yanlış olurdu.


Pek de ilk beşte yer alamayacak isimlerin arkasında beklerken, Boston Celtics yöneticileri onu kıskacına almıştı bile. Celtics’teki başlangıç gününde, Isaiah Thomas’a –sen takıma değil, takımı sana göre uyarlayacağız- konuşması, sahaya çıktığı her dakika da kendini takas yapan Phoenix Suns’ı depresyona sürüklediği tescillendi.


Isaiah boyu itibariyle de (1.75) aşağılanmakta alıkonulmak şöyle dursun, basketbolun sadece fiziki koşulların değil, kalben ve akıllıca oynanacağını ispatladı.
Ve bir de ne denli duyguların saklanamayacağını… Thomas'ın kendi yaşamında başarıyı yakalayabilmek adına hatırlanacak çok anı, azim hikayesi var. Tıpkı her maçın da kendine özgü öyküsünün olabileceği gibi. Ama Thomas’ın bir tane maçı var ki basketbolun parkelerde oynanan bir oyundan çok daha fazlası olduğunu hatırlattı.

Geçen sezon Celtics ve Chicago Bulls maçında oynanan oyundan çok maçın arkasındaki hikayeydi. Binlerce kişinin ortak üzüntüye şahitlik yapacaktı. Chyna Thomas, abisinin o gün maça çıkmadan önce trafik kazası sonucu hayatını kaybetmişti. Büyük hüzünle Isaiah’ın o gün maça çıkmayacağı düşünen herkes  “bugün Cyhna maçta oynamamı isteyeceğini düşünerek buradayım” ağzından dökülen her kelime duygusal anlara ve seyirciyi biraz daha içine alıyordu.

O günkü muhteşem performansı sonucu maçı kazanacaklardı. Sadece kazanılan bu değildi elbet. Daha da nasıl dik duracağını öğretiyordu.

Bu sezon itibariyle Cleveland Cavaliers takımına dahil olarak gerçekten de tek ihtiyacının istenmek ve ciddi alınmak olduğunu açıkça anlatıyor. Thomas bunu kendi ağzından çok iyi anlatıyor. “Bu oyunu en iyi oynayan en kısa oyuncu olmak istiyorum.” Ve bu ona çoktan hazır, iyi biliyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.